Bankalar işi yokuşa sürüyor

197

Nihat Altay // Tüketici Hak Arama Derneği Genel Başkanı


Korona virüsle alakalı oluşan zararlara karşı açıkladığı “Ayrım yapmaksızın tüm esnafa 25 bin lira nakit kredi ve 25 bin lira ticari kart desteği ile toplamda 50 bin TL’lik Esnaf Destek Paketi” içi boş olan sadece göstermelik bir pakettir. Siz bakmayın, bazı medya gruplarının abartılı haberlerine. Düşük faizli olduğu, 26 bin kişinin başvurduğu, ödemesiz dönem gibi haberler birilerine yaranmak için adrese teslim haberlerdir. Sonuca bakarsanız gerek istenilen evraklar gerek her esnafın müracaat edemediği ve gerekse de kredi notu ve kredi onayı gibi öne sürülen talepler tam bir çıkmazın içerisindedir. Yani Halk Bankası her esnafa kredi vermemek için türlü sebepler arıyor. Kredi vereceği esnafa da normal ticari prosedür uyguluyor.

Özel ve Kamu bankalarının açıkladığı 3 ay süreli kredi ve kredi kartı borcunu erteleme ise muallakta bekliyor. Halkın ekonomik açıdan zor günler geçirdiği bu süreçte kredi ve kredi kartı borçlarını öteleyeceğini duyuran özel ve kamu bankaları da müşterilerine binbir zorluk çıkarıyor. Erteleme konusunda müracaat eden pek çok tüketiciye herhangi bir dönüş yapılmadığı, dönüş yapılanlara ise yüksek miktardan faiz uygulandığına dair şikayetler almaktayız.

Bankaların, korana virüsün ekonomiye etkisini hafifletmek için ellerini taşın altına koymalarını bir tarafa bırakın, krizi fırsata çevirme çabalarına şahit oluyoruz. Merkez Bankası’nın geçen haftaki faiz indirimine ve destek açıklamalarına rağmen, bankaların kredi faizlerinin ortalamasını yükseltmesi krizi kâr fırsatına çevirmelerine en güzel örnektir. Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak’ın esnaf ve vatandaşlara, “Taahhütlere uymayanları BDDK’ya şikayet edin” çağrısı da bir anlam ifade etmiyor. Çünkü Ekonomik İstikrar Kalkanı Paketi; ekmeğinin, canının derdine düşen halkın, esnafın faydasına değil, sermayenin faydasına olduğu ve sadece piyasayı canlı tutma çabası olduğundan bir an önce hükümet yetkilileri bu konuda çalışma yaparak, banka yöneticilerinin bu yanlıştan dönmeleri ve şartların esnetilmesi gerekmektedir.

Bunun yanında Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu (BDDK) da kredi kartlarına uygulanan yüzde 30 oranındaki asgari ödeme zorunluluğunu yüzde 20’ye düşürdü. Geliri düşen kredi kartı borçluları daha düşük asgari ödeme ve daha düşük faize güvenip harcamalarını kısmazlarsa kriz sonrasında çok daha büyük borçlarla karşı karşıya kalacaklar. Faiz oranları ve asgari ödeme tutarının aşağı çekilmesi, maaş alamadıkları veya düşük maaş aldıkları için büyük gelir kaybına uğrayan tüketicileri kısmen rahatlatacak. Ancak borçlar ve borçlara uygulanan faizler devam ettiği için bu düzenlemelere güvenip harcamalarını artıranların kart borcu daha da katlanacak. Bu nedenle süreçte tüketiciler harcamalarına dikkat ederek gelecek aylarda yaşanacak ödeme problemlerine karşı tedbirli davranmalıdır.