Kadınların can güvenliği gözden çıkarılamaz!

191

Mor Çatı Kadın Sığınağı Vakfı

30 Mart 2020 tarihinde Hakimler ve Savcılar Genel Kurulu tarafından “COVID-19 Kapsamında İlave Tedbirler” başlığıyla açıklanan koronavirüs salgınına karşı alınacak tedbirlerin 10. maddesine dair açıklamamızdır.

30 Mart 2020 tarihinde Hakimler ve Savcılar Genel Kurulu tarafından “COVID-19 Kapsamında İlave Tedbirler” başlığıyla açıklanan[1] koronavirüs salgınına karşı alınacak tedbirler arasında “6284 Sayılı Kanun kapsamında verilen tedbir kararlarının yükümlülerin koronavirüs kapsamında sağlığını tehdit etmeyecek şekilde değerlendirilmesi gerektiğine” ilişkin tedbir bulunmaktadır.

Salgın tehdidi ve önlemlerinin başladığı günden bu yana bize ulaşan kadınların deneyimleri, şiddetten uzaklaşmak için ihtiyaç duydukları desteklere ulaşamadıklarını gösteriyor. Karakollara giden kadınların şikayetleri alınmıyor, kadınlar 6284 sayılı Kanun kapsamında alabilmeleri gereken koruma kararlarını alamıyorlar. Yasa ve yönetmeliklerde bulunmayan, darp raporu istemek, ancak ikametgahın olduğu şehirde sığınak talebinde bulunabilmek gibi uygulamalar icat edilip kadınlara sığınağa kabul edilemeyecekleri söyleniyor. Bir diğer yandan darp raporu olan kadınlar dahi sığınağa, fiziksel şiddete maruz kalmış kadınlar darp raporu almaları için hastanelere yönlendirilmiyorlar. Görev ihmali bir norm haline gelirken kadınların sağlığı hiçe sayılıyor. Sığınaklarda olan ve yeni kabulü yapılan kadınların salgına dair sağlık kontrollerinin nasıl yapıldığı ise bir muamma olmayı sürdürüyor.

Hakimler ve Savcılar Genel Kurulu tarafından 6284 sayılı Kanunun uygulanmasına dair alınan tedbirin muğlaklığı, hali hazırda kanunu gerektiği gibi uygulamaktan geri duran kamu görevlilerine bir bahane olacaktır. Bu kararın meali şiddet uygulayanın salgına karşı güvenliğini kadınların can güvenliğinin önünde tutmaktır. Erkeklerin sağlığı düşünülürken sığınaklara kabulde darp raporu istendiğini bir kez daha hatırlatmak isteriz. Örneğin bir kadın şiddet uygulayan tarafından sokağa atıldığında bedeninde bir darp izi olmadığı için sığınağa alınmazken şiddet uygulayan erkeklerin evden uzaklaştırılmayarak korunup kollandığını görüyoruz.

İçinde bulunduğumuz olağanüstü koşullar kadınların şiddet uygulayanla aynı çatı altında yaşamasının gerekçesi olamaz. Sağlıklı olmak gibi güvende olmak da herkesin hakkıdır. Devletin imzacı olduğu uluslararası sözleşmeler de kadınların şiddete maruz kalmalarını “yaşam hakkı ihlali” kapsamında değerlendirerek; devlete pozitif yükümlülüklerini hatırlatmaktadır. Hakimler ve Savcılar Genel Kurulu tarafından 6284 sayılı Kanunun uygulanmasına dair gönderilen tedbirin acilen iptal edilmesini, kanunun uygulanmasının aciliyetini ortaya koyan bir karar çıkarmasını talep ediyoruz. Bu süreçte nasıl koronavirüs salgını ile mücadele etmek devletin her kurumunun öncelikli gündemi ise kadına yönelik şiddet de öyle olmalı ve mücadele için acil önlem planı çıkarılmalıdır. Bu doğrultuda:

1- Online sosyal, psikolojik ve hukuki destek verilmeli ve sosyal yardımların arttırılması, ulaştırılması için Sosyal Hizmet Merkezi kriz masaları oluşturulmalıdır.

2- Alo 183 kadına yönelik şiddet özelinde Acil Yardım Hattı olarak çalışmalıdır. Hattın kapasitesi artırılmalı ve vaka takibi yapmalıdır.

3- Kolluk kuvvetleri 6284 sayılı Kanunda tanımlanan görevlerini harfiyen, ihmal etmeden yerine getirmeli, getirmeyenler hakkında cezai işlem uygulanmalıdır. Şiddet uygulayanın evden uzaklaştırılması için gerekli uzaklaştırma kararları kanıt talep etmeden alınmalı, alınanların takipçisi olmalı ve sığınak talebinde bulunan kadınlar yönlendirilmelidir. Kadınların talepleri öncelikli olmalı, karakollarda kadınlar saatlerce bekletilmemelidir.

4- Sığınak ve acil barınma ihtiyaçları salgına ilişkin sağlık önlemleri uygulanarak sağlanmalıdır. Kadınların yaşadığı şehir, milliyeti, darp raporu olup olmadığı sığınağa kabul için şart olarak sunulamaz. Sığınak olmayan şehirlerde veya yer olmadığı durumda sığınak yerine kullanabilecek yerler, alanlar sağlanmalıdır. Sığınaklarda gerekli sağlık tedbirleri derhal alınmalı (düzenli ateş ölçümü, maske kullanımı, temizlik tedbirleri vb.) sığınaklardaki odalar ayrılmalı, risk grupları mevcut ise karantina haline uygun yerleşimler planlanmalıdır.

5- 6284 sayılı Kanunu uygulama kararlılığı gösterilmeli ve keyfi uygulamaların önü kesilmelidir. Kadınların ve çocukların güvenliği devletin sorumluluğudur. Görev ihmallerine göz yumulmamalı, kanunu uygulama kararlılığı gösterilmelidir. Kamu spotu aracılığıyla kamuoyu, salgın önlemleri süresince bu haklarının var olduğu konusunda bilgilendirilmelidir.

6- Aile Sağlığı Merkezleri tarafından ücretsiz doğum kontrol araçları ve ertesi gün hapı dağıtılmalıdır.


[1] Hakimler ve Savcılar Kurulu’nun 30/03/2020 tarihli ve 2020/51 sayılı kararı için bkz: https://www.hsk.gov.tr/Eklentiler/files/uu.pdf