Aziz Koçal; “TÜDER VE TÜKODER olarak, EPDK’ya dava açtık”

46

Tüketiciyi Koruma Derneği – TükoDer Merkez Yönetim Kurulu

Tüketicilerden ve kamuoyundan gelen talepler doğrultusunda 31 yıllık Tüketici  örgütü  olarak sessiz kalamazdık. Bu nedenle; Elektriğe gelen fahiş zamlar için Enerji piyasası Düzenleme Kurulu ( EPDK) ya karşı bileşeni olduğunuz, Tüketici Dernekleri Federasyonu (TÜDEF)  ile birlikte  Tüketiciyi Koruma Derneği (TÜKODER) olarak davamızı açtık,

EPDK;  tüketiciyi korumak bir yana elektrik şirketlerinin kârını yükseltmek için fahiş zam saikiyle hareket etmiştir. Ayrıca EPDK elektrik fiyat düzenlemesini hazırlarken Anayasanın 172 ve 167 Maddeleri ile 2. Maddesinde belirtilen sosyal hukuk devleti ilkesi, ayrıca 6502 sayılı yasanın ilgili hükümleri, Evrensel Tüketici Hakları Beyannamesini hiç dikkate almamıştır.

Tüketici Hakları Evrensel Beyannamesinin 1.maddesi tüketicilerin temel ihtiyaçlarının giderilmesi hakkı; insan olmaktan doğan ve hayatını devam ettirebilmesi için gereken asgari ihtiyaçlarını karşılayabileceğini belirten bu hak tüketicinin en temel hakkı olarak düzenlenmiştir.

Başta yaşam hakkı olmak üzere, beslenme, barınma, ısınma, aydınlanma, içecek su bulma, eğitim, sağlık, güvenlik, adil yargılanma, sağlıklı çevrede yaşama, ulaşım ve haberleşme gibi bütün ihtiyaçlar tüketicinin en temel haklarıdır. Bu bağlamda; tüketicin en temel ihtiyacı olan elektrik ile sağlanacak olan ısınma, aydınlanma gibi ihtiyaçlarının karşılanması için sağlanacak elektrik enerjisinin fiyatlarının belirlenmesinde temel saik kâr elde etme amacı olamaz, kamunun menfaati ön planda tutulmalıdır. Bu aynı zamanda sosyal bir hukuk devleti olmanın gereklerindendir.

Anayasanın Tüketicilerin Korunması başlıklı 172. maddesi: “Devlet, tüketicileri koruyucu ve aydınlatıcı tedbirler alır, tüketicilerin kendilerini koruyucu girişimlerini teşvik eder.”

6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanunun amaç başlıklı 1. maddesi: “Bu Kanunun amacı; kamu yararına uygun olarak tüketicinin sağlık ve güvenliği ile ekonomik çıkarlarını koruyucu, zararlarını tazmin edici, …………………………….. hususları düzenlemektir” demektedir.

EPDK Teşkilat ve Görevleri Hakkındaki Kanunun 4. maddesinde:  ………………… bu Kanunda yer alan fiyatlandırma esaslarını tespit etmekten, piyasa ihtiyaçlarını dikkate alarak serbest olmayan tüketicilere yapılan elektrik satışında uygulanacak fiyatlandırma esaslarını tespit etmekten ve bu fiyatlarda enflasyon nedeniyle ihtiyaç duyulacak ayarlamalara ilişkin formülleri uygulamaktan ve bunların denetlenmesinden ve piyasada bu Kanuna uygun şekilde davranılmasını sağlamaktan sorumludur.” Hükmü yer almakta olup, benzer bir uyuşmazlıkta ilgili kanun maddesine atıf yapan Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 21.5.2014 tarih, 2013/7-2454 E. 2014/679 K. sayılı kararı: “ ………………………………Bu maddede anlatılmak istenen hususun 1kw elektrik enerjisinin tüketicilere ulaşıncaya kadar ki maliyet ve kar payı olup, yoksa EPDK’ya sınırsız bir fiyatlandırma unsuru belirleme yetkisi ve görevi vermediği açıktır.” Şeklinde hüküm tesis etmiştir.

01/01/2022 Tarihi itibariyle yürürlüğe giren kademeli tarifede asgari tüketim önce 150kWh’ya sonra 210 KWH çıkması ise ayrı bir garabettir.

İŞBU ASGARİ TÜKETİM MİKTARLARININ VE KADEMELERİN BİLİMSEL VE TEKNİK BİR RAPORLA TESPİT EDİLMESİ VE BELİRLİ ARALIKLARLA GÜNCENLENMESİ GEREKİRKEN   HİÇBİR BİLİMSEL VE TEKNİK DAYANAK/GEREKÇE BULUNMAMAKTADIR.

Devletin ve kamu kurumu niteliğindeki kurum ve kuruluşlarının, kamu hizmetlerini sunarken kâr elde etme saikiyle değil, kamu hizmetini vatandaşına en uygun ve ekonomik şekilde sunma saikiyle hareket etmesi gerekmektedir. Eğer günün ekonomik şartları tutarlarda güncelleme gerektiriyor ise, bunun bilimsel ve teknik raporlara dayandırılarak gerekçelendirilmesi ve yalnızca işbu raporlarda belirlenen oranlarda güncellemelerin yapılması gerekmektedir,  tıpkı özel bir kurum veya kuruluş gibi fiyat güncellemelerini fırsat bilerek kâr elde etmeye çalışmamalıdır. Hele ki elektrik gibi kullanımı temel bir ihtiyaç olan alanda çeşitli görünümlerde vatandaşın tuzağa düşürülmemesi gerekmektedir. Takdir yetkisine dayanan işlem ve kararlarda bilimsel ve gerçekçi gerekçenin bildirilmesi, takdir yetkisinin hem hukuka hem de ihtiyaca uygunluğunun denetimini kolaylaştırır.

Bilimsel bir hesaplama yapıldığında görülecektir ki tüketicinin tasarrufa teşvik edilmesi söz konusu dahi olmayıp işbu Karar vatandaştan haksız kazanç sağlama saikiyle alınmıştır.

EPDK’nın takdir yetkisi sınırsız olamaz.

Enerjinin ulaşılabilir ve insani yaşam koşullarında ödenebilir olması temel bir insan hakkıdır. 

Tüketicilerin haklı olarak tepki verdiği, Elektriğe yapılan fahiş orandaki bu zamlara karşı   mücadelemizin devam edeceğini zamların geri alınmasının takipçisi olacağımızı bu süreçte tüm hukuki yollara başvuracağımızı demokratik haklarımızı kullanacağımızı kamuoyuna saygıyla duyururuz.

Önceki İçerikTÜDEF : “Otuz beş liraya işitme cihazı olmaz”
Sonraki İçerikTHD: “Elektrik zamları ve kademelendirme kaldırılsın!”