THD: “Elektrik zamları ve kademelendirme kaldırılsın!”

43

Tüketici Hakları Derneği THD Genel Merkezi 

1 Ocak 2022 tarihi itibariyle elektriğe Cumhuriyet tarihinin en yüksek zammı yapılmıştır. Elektrik tüm mal ve hizmet üretiminin en temel girdisidir. Elektriğe yapılan yüksek zam iğneden ipliğe her şeyin fiyatının yükselmesine neden olmaktadır.

Elektrik en temel kamusal hizmetlerdendir. Bununla birlikte, elektrik en temel tüketici gereksinimidir. Bu nedenle, ucuz ya da ücretsiz elektrik tüketimi temel bir tüketici hakkıdır. Elektriğe yapılan yüksek zam tüketicileri karanlıkta ve soğukta yaşamaya mahkûm etmiştir. Esnafı ve küçük üreticileri çok zor durumda bırakmıştır.

Yüksek elektrik zammından dolayı, özellikle de dar gelirli, yoksul ve geliri olmayan tüketiciler evlerindeki cihazları çalıştıramamaktadırlar. Pahalı elektrik, yoksul, işsiz ve çaresiz vatandaşların çocuklarının akşamları evde ders çalışmalarında ve bilgisayar kullanmalarında kısıtlayıcı etki yapmaktadır. Solunum cihazına bağlı olarak yaşamak zorunda olan yüzbinlerce dar gelirli, yoksul ve çaresiz vatandaş çok zor bırakılmıştır.  

Özel elektrik üretim ve dağıtım firmaları elektrikteki kayıp ve kaçakları giderme taahhütlerini yerine getirmemiş ve yüksek kar anlayışları belirleyici olmuştur. Bu nedenle, toplumun tüm kesimlerini yüksek elektrik zammına ve fiyatına mahkûm etmişlerdir.  İlgili devlet yetkilileri ve kurumları bu duruma seyirci kalmış ve müdahale etmemiştir. Elektrikteki kayıp-kaçak oranı hala %15-16 dolayındadır. Kayıp-kaçak bedeli ise tüketicilerin sırtına yüklenmiştir.

Faturalarda yer alan enerji tüketim bedeli içine gizlenen ve elektrik tüketenlerin sorumlu olmadıkları kayıp-kaçak bedelini, dağıtım bedelini, iletim bedelini, perakende satış hizmet bedelini, sayaç okuma bedelini tüm toplum kesimleri ödemeye mahkum edilmiştir.  Faturada gizlenmiş olan ve KDV’si de alınan söz konusu bu bedeller önemli bir miktar oluşturmaktadır.   

Özel elektrik üretim ve dağıtım firmalarının tüketicileri, esnafı ve küçük üreticileri mağdur etmeleri, ilgili kamu kuruluşları ile yetkililerin bu duruma seyirci kalmaları ve müdahale etmemeleri kamu yararına, tüketici haklarına, hukuka, insan haklarına, adalete ve sosyal devlet anlayışına aykırıdır.

Elektrik üretiminin yüzde elliye yakını ithal doğal gaz ve ithal kömürden üretilmektedir. Elektrik üretimi güneşe, rüzgara, suya ve diğer yenilenebilir yerli kaynaklara dayalı olursa üretim maliyeti ve elektrik fiyatları düşer.

Biz Ankara halkı olarak ilgili ve yetkililere şu çağrıda bulunuyoruz:

·        Elektrik zamları ve kademelendirme kaldırılsın.

·        Özel elektrik üretim ve dağıtım firmaları acilen kamulaştırılsın.

·        Elektrik üretimi ve dağıtımında kamu yararı ön plana alınsın.

·        Elektrikteki %18 KDV %1’e indirilsin.

·        Dar gelirli, yoksul ve geliri olmayan hanelere 230 kwh elektrik ücretsiz verilsin.

·        Solunum cihazı ile yaşamak zorunda olan dar gelirli, hiç geliri olmayan ve çaresiz yurttaşların tükettiği elektrik bedelinin tamamı kamu tarafından karşılansın.

·        İthal enerjiye dayalı elektrik üretiminden kurtulmak için gerekli politikalar acilen devreye konulsun. Bunun için güneşe, rüzgara, suya ve diğer yenilenebilir yerli kaynaklara dayalı elektrik üretimine ağırlık ve önem verilsin.

·        Elektrik faturalarındaki enerji tüketim bedelinde gizlenen haksız bedeller iptal edilsin.

·        Elektrikteki kayıp ve kaçakları ortadan kaldıracak önlemler uygulamaya konulsun.

·        Haneler karanlıkta ve soğukta yaşatılmasın.

Basınımıza, kamuoyuna, ilgili ve yetkililere duyurulur.

Önceki İçerikAziz Koçal; “TÜDER VE TÜKODER olarak, EPDK’ya dava açtık”
Sonraki İçerikTÜKODER: “Şehir içinde kalan Mahmutbey gişelerinin kaldırılması için açtığımız davamız devam etmektedir”