TÜKODER: “Sıla Şentürk affetme bizi! Seni koruyamadık!”

34

TÜKODER – TÜKETİCİYİ KORUMA DERNEĞİ MERKEZ YÖNETİM KURULU

16 yaşında bir kız çocuğu, yöre tabiri ile o daha oyun çocuğu, bir cani tarafından boğazı kesilerek yaşamına son verilmiştir.

Hiç kimse bir başkasının yaşamına son verme hakkına sahip değildir.

Çocuk hakları, kanunen veya ahlaki olarak dünya üzerindeki tüm çocukların; eğitim, sağlık, yaşama, barınma, fiziksel, psikolojik veya cinsel sömürüye karşı korunması haklarının bütününü içeren evrensel bir kavram ve haktır. Devletler bunu sağlamak ve bunun için önlemler almak zorundadır.

Toplumda gittikçe yaygınlaşan şiddet eğilimleri, öfke, kin ve nefret duyguları, bazı bireyleri maalesef cani haline dönüştürmeye başlamıştır.

Televizyonlar, Radyolar, gazeteler, sosyal medyalar her açıldığında siyasetçiler başta olmak üzere, öfke kin ve nefret dolu söylemler kulaklarımızı doldurmakta, hoş görü ve sevgi dilinden uzaklaşan söylemler toplumu oluşturan bireyleri de etkilemektedir.

Bugün hangi kanalı açarsanız açın, her dizinin veya her programın içinde şiddeti görmek mümkündür.

SORUYORUZ?

Şiddet eğilimli bireylerin yetişmesinin sorumlusu kim?

Siyasetçilerden aile bireylerine kadar, şiddete, hiddete dayalı söylem dilinin sorumluluğu, sorumlusu yok mu?

Bilimsel Çağdaş eğitimden uzaklaşılmasının sorumluluğu yok mu?

Çocuk istismarı ve kadına yönelik şiddet eğilimlerinin artmasına yol açan, etkenleri ortadan kaldıracak önlem ve tedbirlerin alınmamasının sorumluluğu yok mu?

Tüm bunları önleyici İstanbul sözleşmesi gibi bazı uluslararası sözleşmelerin iptal edilmesinin, katilleri cesaretlendiren düzenlemelerin sorumluluğu yok mu?

SILA’NIN YÜZÜNDEKİ GÜLÜMSEME İLE, GELECEĞE BAKIŞINA SON VERİLMESİNİN, CANİCE ÖLDÜRÜLMESİNİN TEK SORUMLUSU,  KATİL MİDİR?

ARTIK YETER!

ÇOCUKLARIN, KADINLARIN ÖLMEDİĞİ, ÖLDÜRÜLMEDİĞİ, ÖZGÜRCE YAŞABİLECEKLERİ BİR TÜRKİYE İSTİYORUZ!

Önlem almamak, başta 6284 olmak üzere, yasaları uygulamamak kadın cinayetlerine zemin hazırlamaktır. 

Yargılama etkin yürütülmeli, ihmali olanlar derhal cezalandırılmalıdır.

Kadın cinayetleri durdurulana kadar, cezasızlık politikaları son bulana kadar, yetkililer görevini yapana kadar  mücadeleye devam edecek ve konunun takipçisi olacağız.

Önceki İçerikTek Sorunumuz elektrik mi?
Sonraki İçerikMehmet Bülent Deniz; “Uyarıyoruz, tüketicilerin banka borçları alarm veriyor!”