“07 Haziran Dünya Gıda Güvenliği Gününde Yaşanan Sorunlar”

17

Levent Küçük / Tüketiciler Derneği (TÜDER) Genel Başkanı

Bu yıl 07 Haziran Dünya Gıda Güvenliği Günü’nü, gıda üretim ve dağıtımında yaşanan sorunlar ile artan gıda fiyatları ile karşılıyoruz. Satışa sunulan her bir gıda ürününün güvenli gıda ürünü olması, tüketicilere en ucuz fiyatla satışa sunulması ve kolay erişilebilmek, biz tüketiciler açısından temel önceliklerimizdir. Bir gıda ürünü piyasada satışa sunulmadan önce mutlaka yetkili kuruluşların denetimin ve kontrolünden geçmiş olmalıdır. Biz tüketiciler, piyasada satılan her bir gıda ürününün güvenli gıda ürünü olarak satışa sunulduğundan emin olmalıyız. Bu açıdan, başta üreticiler olmak üzere, kamu birimlerinin, yerel yönetimlerin, meslek odaları ile STK’ların denetim, kontrol ve bilinçlenmesi büyük önem taşımaktadır.

Dünyanın yaşadığı salgın hastalık süreci, Rusya Ukrayna savaşı ve enerji fiyatlarında ortaya çıkan artışlar, gıda ürünleri üretiminde kendi kendine yeten ülke olmanın, tedarik ve dağıtım zincirlerinin önemini bir kez daha ortaya koymuştur. Bu nedenle tarım politikalarının, günlük siyasetten uzak, ulusal çıkarlar gözetilerek, uzun vadeli bakış açısıyla değerlendirilmesi gerektiğini rahatlıkla söyleyebiliriz. Bu arada, bizlere iktisat derslerinde öğretilen “Mukayeseli üstünlükler teorisinin” her şartta geçerli olamayacağını yaşadığımız son olaylar bizlere öğretmiş oldu.

Dünya Gıda Güvenliği Gününde tüketicilerimizin yaşadığı başlıca sorunları ana başlıklar halinde sıralayacak olursak;

1-Gıda ürünleri fiyatlarındaki aşırı artışlar: Tarladan sofraya, üreticiden tüketiciye kadarki süreçte gıda fiyatları aşırı artış göstermektedir. Üretici ve tüketicinin memnun olmadığı bir piyasa düzeni hüküm sürmektedir.

2-Güvensiz gıda ürünleri satışı: Denetim ve kontrolden yoksun, standartlara uymadan üretilen “Merdiven altı” gıda ürünleri, piyasalarda rahatlıkla satışa sunulabilmektedir. Denetim ve kontrol işlevleri yetersiz kalmaktadır.

3-Üretim ve dağıtım zincirlerindeki aksaklıklar: Tarladan sofraya kadarki süreçte maliyetlere etki eden ana unsurlar ortadan kaldırılamamaktadır. Sürekli gündemde olan Haller Yasası değişiklikleri hayata geçirilememektedir. Hem üreticiler hem de tüketiciler mevcut durumdan, gıda fiyatlarından memnun değildir.

4-Gıda israfında yaşananlar: Birleşmiş Milletler 2021 yılı raporuna göre, dünya genelinde en çok gıda israfının yapıldığı ülkeler arasında Türkiye de yer almaktadır. 2021 BM Gıda İsrafı Endeksi Raporu’na göre Türkiye’de her yıl kişi başına yaklaşık 93 kg yiyecek çöpe atılmaktadır. Gıda israfını önleme konusunda maalesef başarısız durumdayız.

5-Gıda ürünleri test ve tahlillerinde yaşanan güçlükler: Tüketicilerin satın aldığı bir gıda ürününün içeriğini, kalitesini kontrol ettirmek ya da içerisinden bir yabancı madde çıkması halinde ispat etmek amacıyla başvuru yapabileceği yollar çok sınırlı ve maliyetli bulunmaktadır. Bu durum tüketicilerin maddi zararlarının giderilmesi ve sağlıklarının korunması açısından büyük sorun oluşturmaktadır.

6-Gramaj, ambalaj hileleri: Satışa sunulan gıda ürünlerinin belirlenen ya da ambalaj veya paketlerinde belirtilen gramaj özelliklerine sahip olmaması, böylece, tüketicilere ilan edilen fiyattan daha pahalı fiyatla satış yapılması.

7-Cezai yaptırımların yetersizliği: Hileli ve tağşiş gıda ürünleri üreten ve satanlara yönelik cezalar caydırıcılıktan uzak bulunmaktadır. Cezaların uygulanabilir olması ve caydırıcılığı maalesef sağlanamamaktadır.

Birey ve toplum sağlığının temel şartı, güvenli gıda ürününe en ucuz şekilde kolaylıkla erişebilmek ve tüketmektir. Yukarıda gündeme getirdiğimiz sorunların ilgili ve yetkili kişiler ile kurumlar tarafından dikkate alınması, çözüm yolları üretilmesi yararlı olacaktır. Özellikle yerel yönetimlerin, tüketicilerin satın aldıkları bir gıda ürününün içeriğini, kalitesini kontrol ettirmek ya da içerisinden bir yabancı madde çıkması halinde bunu ispat etmek amacıyla başvuru yapabileceği yetkin test ve kontrol merkezlerini hayata geçirmeleri çok yerinde olacaktır. Yararlı olması dileğiyle, saygılarımla.

Önceki İçerikÇevre-İnsan Denkleminde Ceza
Sonraki İçerikKiracı Şikâyetleri!