Herkesin yön almaya ihtiyacı var

365

ARZUM ELEKTRİKLİ EV ALETLERİ SAN. VE TİC. A.Ş.

KREDİ KONTROL VE RİSK YÖNETİMİ MÜDÜRÜ

Alpay KAJAN:

“Etkin bir alacak yönetimi için işletmelerin kredi politikası ve tahsilât politikasını belirlemesi gerekmektedir. İşletmelerde etkin bir kredi politikası için, potansiyel müşterilere ilişkin bilgilerin yer aldığı araştırmalar yapılması, mevcut müşterilerin kredi durumlarının belli aralıklarla gözden geçirilmesi, ülke ve içinde bulunulan sektörün izlenmesi gerekmektedir”

“Son beş yılda dünyada beyaz eşya sektörü adet bazında yıllık ortalama %1,5 büyürken Türkiye ise bu dönemde ortalama %6 büyüme performansı sergilemiştir. Beyaz eşya üretiminde Türkiye’yi Brezilya, ABD ve Polonya takip etmektedir. Dünya beyaz eşya sektörünün üretim bandı gelişmiş ülkelerden, gelişmekte olan ülkelere doğru kaymaktadır. Bu durum piyasada rekabet ortamını arttırmakta ve ortaya daha kaliteli ürünler çıkartmaktadır”

“Türkiye’de de sektör Türk lirası bazında büyümeye devam ediyor, büyüyen sektör, ortalama kurlardaki değişikliklere bağlı olarak dolar bazında yüzde 8 küçüldü. Türkiye’de otomatik Türk kahvesi makineleri, şarjlı dik süpürgeler ve kazanlı sistem ütüler en çok büyüyen segmentler oldu.”

Röportaj: Nilüfer Tuba Akman

İSTİHBARAT FAALİYETLERİNİN YÜRÜTÜLMESİ VADELİ EKONOMİLERDE GÜVENLİ TİCARETİN SAĞLANMASI AÇISINDAN ÖNEMLİDİR

Bünyesinde kredi istihbaratçısı olan bir firmanın kazançları neler olur?

Vadeli satış yapan işletmelerde yürütülecek istihbarat faaliyetlerinin temel amacı, alıcının ticari güvenilirliğinin ve ödeme kapasitesinin tespitini sağlamaya yöneliktir. Yapılan çalışmalar ile alıcılar hakkında daha gerçekçi bilgiler elde edilerek işletmelerin kredi riskinden kaynaklanan ödenmemezlik oranlarının, işletmeye en düşük zararı vermesi sağlanabilir. İstihbarat faaliyetlerinin yürütülmesi vadeli ekonomilerde güvenli ticaretin sağlanması açısından önemlidir. Müşterilerin talep ettikleri vadeli mal ya da hizmeti alabilmek için kendilerini, oldukları gibi, objektif esaslar içinde tanıtmayacakları muhakkaktır. Bu faaliyetin amacı, vadeli satış yapan işletmelerin kişi ya da kurumlara yaptıkları satışlarından doğan alacaklarını sorunsuz tahsil edebilmelerine yardımcı olmaktır. Bir başka ifade ile İşletme alacaklarının vadesinde ödenmemezlik riskinin en düşük seviyede tutulmasını sağlayacaktır.

Kredi istihbaratçısı olmanın zorlukları nelerdir?

Zorluklarından ziyade gerekliliklerinden bahsetmek daha doğru bir yaklaşım olacaktır. İstihbarat faaliyetleri, teknik bilgi, beceri, analiz yeteneğinin yanı sıra bazı kişisel niteliklerin varlığını da gerektirmektedir. Bu nedenle istihbarat faaliyetlerini yürütecek kişinin teknik bilgisi ile kişisel nitelikleri arasında uyumlu bir denge bulunmalıdır. İstihbarat faaliyetini yürütecek kişide aranacak özellikler; araştırma yapma isteği ve becerisi, karar alma yeteneği, ketum olmak, kendine güven, olaylara farklı açılardan bakabilme yeteneği, başkalarının yeteneğinden faydalanabilme, olumlu ilişki kurabilme, önerilere açık olma, hatalarını görebilme, ekip çalışmasına yatkın, sonuç odaklı, uzlaşı yeteneğine sahip ve güçlü bir iletişim kurabilme, yeterli derecede muhasebe ve finans bilgilerine sahip olma şeklinde özetlenebilir.

DAĞITIM KANALLARI İÇİN, ÇEŞİTLİLİK, ESNEKLİK, HIZ VE KALİTE FARKLILIKLARININ BULUNMASI, İŞLETMELERİ ESNEKLİK VE FARKLILIK YARATARAK ÜRÜNLERİNİ PAZARLAMA YÖNTEMLERİNE İTMEKTEDİR

Değişen Pazar koşullarında, kredi istihbaratçıları ne gibi acil önlemler alıyor?

Ekonomik sistem içerisinde esneklik ve hızlılık oldukça önemlidir. ‘’Büyük balık küçük balığı yutar’’ anlayışı günümüzde yerini ‘’hızlı balık yavaş balığı yutar’’ şeklinde yorumlanmaktadır.  Bunun temel nedeni, ekonomideki globalleşmenin dünyayı büyük bir köy haline getirmiş olmasıdır. Arz yoğun ortamlarda çeşitlilik ve avantajlar ortaya çıkmaktadır.  Dağıtım kanalları için, çeşitlilik, esneklik, hız ve kalite farklılıklarının bulunması, işletmeleri esneklik ve farklılık yaratarak ürünlerini pazarlama yöntemlerine itmektedir. Özellikle ekonomik daralmaların yaşandığı zamanlarda belirli bir tahsilat disiplinine/kültürüne sahip işletmeler en az zararla etkilenmektedir. Kredi İstihbarat bölümü bu aşamada değişen ekonomik şartlara göre regülasyon yeteneğine sahiptir.

Puanlama sisteminiz hakkında bilgilendirir misiniz?

Müşteri kredi belirleme çalışmasının en önemli adımı, kredi politikasının belirlenmesidir. Ne şekilde kredi yani borç verileceği; kredi prosedürleri, direktifleri ve temel ilkeler bu adımda belirlenir. Kredi politikaları belirlenirken şu öğeler sıralanabilir.

• Kredilerin onaylanmasına ilişkin sistemin ana hatları,

• Kredilerin sınıflandırılması (5K metodolojisi),

• Kredi onay mercilerinin limitleri,

• Kredilerin izlenmesine ve değerlendirilmesine ilişkin sistemin anlatımı,

• Kredilendirme standartları,

• Kredilendirmedeki istisnai durumlar,

• Kredi vadeleri,

• Teminatlara ilişkin standartlar,

• Belgelemeye ilişkin yöntem ve uygulamalar.

Arzum, kendisine yapılan kredi başvuruları arasından kabul edilebilir krediyi seçmesi için genel kabul görmüş bazı temel ilkeleri kullanmaktadır. Bu temel ilkeler, İngilizce literatürde “5C“kuralı olarak ifade edilen bir kavram ile ifade edilmektedir ve aynı kavram “5K” kuralı olarak Türkçe literatürde de yer almıştır:

• Karakter (İng. Character)

• Kapasite (İng. Capacity)

• Kapital (İng. Capital)

• Koşullar (İng. Conditions)

• Karşılık (İng. Colateral)

Çıkan sonuçların matematiksel karşılığı hesaplanarak kredi limitine dönüştürülmektedir. Bu işlem Arzum Kredi Derecelendirme Metodolojisi’’ ile verilerin girilmesinden sonra sistem tarafından otomatik olarak gerçekleşmektedir.

TEMEL AMAÇ RİSKTEN KORUNMAK OLMAKLA BİRLİKTE, RİSKİN KABUL EDİLEBİLİR SEVİYEDE TUTULMASIDIR

İstihbarat- Risk – Kredi ilişkisinin önemi nedir?

Ticari hayatta tüm gereksinimlerimizi, ancak gelirimiz veya varlıklarımız ile orantılı olarak karşılamamız mümkündür. Bir ticari işletme mal veya hizmet alımını bütçesiyle sınırlı olarak yapabilecektir. Bu süreçte işletmeler bütçe yetersizliği nedeniyle ancak öncelikli ihtiyaçlarını karşılayabilmektedirler. Vadeli ürün ya da hizmet alacak işletmeler, satışlarını arttırabilmek ve dolayısı ile büyümek için ilave kaynaklara ihtiyaç duymaktadırlar. Bu kaynakların başında finans kurumlarından kredi kullanmak veya mal ya da hizmet alımlarını vadeli biçimde yapmak gelmektedir. Şüphesiz ki işletmeler için bankalardan kredi kullanmak faiz yüküne katlanmak zorunluluğunu getirmektedir. Bu durum, faiz yükünün satış fiyatlara yansımasına ya da kazançtan feragat edilmesine yol açmaktadır. İşletmeler mal ve hizmet alımlarından kaynaklanan yükümlülüklerini önceden belirlenen ileriki bir vadede yapmayı tercih etmektedirler. Bunun başlıca sebebi, mal ya da hizmet bedelinin peşinen ödenmeden temin edilebilmesidir. Bu satış yöntemi, İşletmeler için daha basit ve dolaylı olarak yapılan bir fon sağlama yöntemidir. Mal ya da hizmet alan işletmeler için durum böyleyken, mal ya da hizmeti vadeli satan işletmeler için fon dağıtmak ve dağıttığı fonları kazançlı bir şekilde geri toplamak oldukça riskli ve meşakkatli bir süreçtir. Vadeli satış yapılan müşteri, aldığı mal ya da hizmetin bedelini ödeyebilecek gelir düzeyine sahip olmayabilir. İşletmeler, rekabetin hızlı ve güçlü olduğu piyasa koşullarında vadeli alımlarından dolayı teminat vermek istemeyebilir.

İstihbarat etkinliği belirli bir sistem içerisinde yapılmalıdır.  İşletmeler ne ölçüde titizlik gösterirse göstersin vadeli satıştan kaynaklanan risklerin tamamını ortadan kaldırmak mümkün değildir. Temel amaç riskten korunmak olmakla birlikte, riskin kabul edilebilir seviyede tutulmasıdır. Kabul edilebilir seviye ülke ekonomik koşullarına, içinde bulunulan sektör koşullarına ve işletmenin kendi iç dinamiklerine göre farklılık göstermektedir. Örneğin, yeterli işletme sermayesine sahip olmayan işletmeler için vadeli satışlardan kaynaklanan para kaybının etkisi, yeterli işletme sermayesine sahip olan işletmelere göre daha fazladır. Yine, ticari faaliyetlerin kanunla yeterli oranda korunmadığı ve iç dengelerin istikrarsızlık gösterdiği ülkelerde ödenmezlik riski daha yüksek olabilmektedir.

TİCARİ HAYATTA, İKTİSADİ, SİYASİ, DÜNYA ÇAPINDA VE ÜLKE KRİZLERİ PARAYA OLAN İHTİYACI ARTTIRMAKTADIR

İşletmelerin içinde bulundukları ekonomik koşullar risk üzerinde etkiye sahiptir. Örneğin beyaz eşya sektörü alış/satış vadeleri mobilya sektörüne veya halı sektörüne göre farklıdır. Alış/satış vadelerinin uzun olması paranın geri dönüş sürecinde belirsizlikler ve belirsizlikten kaynaklanan yatırım eksikliği şeklinde olumsuz durum ortaya çıkarabilmektedir.

Yürütülecek İstihbarat faaliyetleri tüm koşullar dikkate alınarak gerçekleştirilmelidir. Ülke, piyasa, sektör koşulları dikkate alınmaksızın yapılan istihbarat faaliyetleri yetersiz olacaktır. Ticari hayatta, iktisadi, siyasi, dünya çapında ve ülke krizleri paraya olan ihtiyacı arttırmaktadır. Vadeli satış yapılan alıcıların bu tür olumsuz ortamlarda ödeme kabiliyeti önem kazanmaktadır. Özellikle satış kanallarının oluşturulması ve geliştirilmesi sürecinde risk farkında lığı için istihbarat etkinliği faaliyetleri yürütülmesi gereken önemli bir etkinliktir.

İşletmeler en doğru Müşteri Risk Analizini nasıl sağlar?

İşletmelerde yapılan vadeli satışlar birçok işletme için çeşitli belirsizliklerin ortaya çıkmasına sebebiyet vermektedir. Bu belirsizliklerin başında vadeli satış yapılacak müşterilerin nasıl belirleneceği ve yapılacak vadeli satış koşullarının ne olacağı sorusu gelmektedir. İşletmeler için vadeli satışlarının alacaklar içindeki oranı ve kalitesi önem taşımaktadır. Bu nedenle İşletmeler, kendi yapılarına uygun vadeli satış politikaları geliştirmeli ve alacaklarının kalitesini artırmak için çeşitli düzenlemelere gitmelidirler. İşletme yöneticileri, vadeli satış kararını verirken vadeli satış yapılacak müşterilerin seçimi, müşterisinin ödeme riskini, finansal durumunu, teminatlarını ve genel ekonomik şartlarını değerlendirme kapsamına alması gerekmektedir. Bu değerlendirmelerin başında istihbarat etkinliği yürütülerek müşterilerin seçilmesi, alacaklara bağlanan fonların kalitesini etkilemektedir. İkinci aşamada ise hali hazırda vadeli satış yapılan müşterilerin kategorize edilerek riskli olabilecek (finansal yapısı küçük, bölgesel etkenler, ödeme alışkanlıkları düzensiz) müşteriler belirlenmelidir. Bu tür durumlarda tahsilât çabalarının arttırılması gerekmektedir. İşletmeler alacaklarını sektör ortalamasıyla karşılaştırmalı ve elde ettiği verilere göre alacak politikasına yön vermelidir.

BÜYÜME ÜZERİNDEKİ AŞAĞI YÖNLÜ BASKILAR DEVAM EDİYOR

Reel ve Finans Sektörleri 2019 yılını nasıl geçirdiler? 2020 beklentileri neler idi? Gidişat hangi aşamada?

Türkiye 2019 yılını ekonomide yeni bir dengelenme süreciyle geride bıraktı. Birinci çeyrekte yıllık bazda yüzde 2,3, ikinci çeyrekte yüzde 1,6 küçülen ekonomi, üçüncü çeyrekte yüzde 1 büyüyerek pozitif değer yaratmayı başardı ve teknik resesyon sona erdi. Yıl içinde bir yandan finansal kırılganlığın tedavisi amacıyla yapısal reform gereksinimleri gözle görülür şekilde ortaya çıkarken, diğer yandan jeopolitik riskler fiyatlandı. 2019 yılını büyüme ile kapatan Türkiye ekonomisinin 2020 yılında büyüme trendine devam etmesi bekleniyordu ancak yaşadığımız virüs salgını ve beraberinde getirdiği belirsizlikler birçok ekonomik durumu değiştiriyor. Şöyle bir bakacak olursak galiba ekonominin düzeni veya mevcut düzenin adı değişiyor. Büyüme üzerindeki aşağı yönlü baskılar devam ediyor. Özellikle gelişmiş ülkelerin içinde bulundukları ve genişletici para politikalarıyla çare bulamadıkları bu sorun başka adımları gündeme getirecek. Günün sonunda, birey ya da kurum, bütün ekonomik birimler Haziran ve sonraki aylar ile seneki alım gücüyle ilgileniyor.  Borcu olan borcunu ödeyebileceğinden, alacağı olan alabileceğinden, sabit geliri olan harcamalarını kontrol altında tutabileceğinden, yatırımda olan yatırımının gelire dönüş hızının azalmayacağından emin olabilmek istiyor. Herkesin yön almaya ihtiyacı var.

GENÇ NÜFUSUMUZA VE SAHİP OLDUĞUMUZ DİRENME GÜCÜNE GÜVENİYORUM

Türkiye’deki bölgeleri avantajları ile ele alarak, genel performans değerlendirmesi yapar mısınız?

IMF’ye göre, salgının dünya ekonomisine 2 yıllık maliyeti 9 trilyon doları bulacak. En çok etkilenecek ülkeler ise Türkiye gibi ekonomisi turizm, eğlence ve hizmet sektörü üzerine kurulu olanlar. Gelişmekte olan ülkeler bu dönemde küresel risk iştahı azalırken sermaye akımlarında benzeri görülmemiş bir tersine dönüş, kısıtlı mali imkân gibi ek zorluklarla karşı karşıya kalacak. Durgun büyüme ve yüksek borç seviyeleriyle daha kırılgan bir durumda krize yakalanan ülkeler ise gelişmelerden daha fazla etkilenecek ancak Türkiye birçok açıdan dinamik bir ülke. Genç nufüs hızla ekonomik sistemin içine entegre oluyor ve bu gençlerin aynı zamanda ihtiyaçları da ekonomik bir döngü sağlıyor. Ben genç nüfusumuza ve sahip olduğumuz direnme gücüne güveniyorum. Bu değerlendirmeyi genel performansımız açısından olumlu bir düşünce ile yapıyorum. Önümüzdeki dönemde Ülkemiz ihracat açısından çok daha önemli bir noktaya gelecektir. Yaşadığımız süreçte sanayileşmenin ve bunu yanında tarım konusunda çok daha nitelikli işler yapmamız gerektiği ortaya çıkmıştır. Bu konuda çok daha hassas çalışmalar yürütülmeli ve yerli markalarımıza milletçe çok daha fazla destek vermeliyiz. 

VADELİ SATIŞ YAPAN İŞLETMELER, MÜŞTERİLERİ HAKKINDA BELİRLİ BİR DİSİPLİN İÇİNDE BİLGİ VE GÖRÜŞ SAHİBİ OLMALIDIRLAR

İşletmeler, alacaklarını temin etmek için hangi yöntemlere başvuruyorlar?

Etkin bir alacak yönetimi için işletmelerin kredi politikası ve tahsilât politikasını belirlemesi gerekmektedir. İşletmelerde etkin bir kredi politikası için, potansiyel müşterilere ilişkin bilgilerin yer aldığı araştırmalar yapılması, mevcut müşterilerin kredi durumlarının belli aralıklarla gözden geçirilmesi, ülke ve içinde bulunulan sektörün izlenmesi gerekmektedir.

Uygulamada içinde bulunulan sektörün ortalama satış vadesi unutulmadan, ödeme alışkanlıkları nispeten düzensiz veya finansal yapısı kırılgan görülen müşterilerin tespit edilmesi, müşterilere açılan satış vadesi ile müşterilerden gelen tahsilâtların vadelerinin karşılaştırılması ve analiz edilmesi gerekmektedir. Etkin bir tahsilât yönetimi için müşterilere açılan satış vadesi ortalamasının periyodik aralıklarla takip edilmesi yine aynı biçimde müşterilerden gelen tahsilâtların ortalamasının takip edilmesi alacak yönetiminde farkındalık yaratacağı için önemlidir. Yaratılan farkındalık ile satış vadesi ortalaması ve tahsilât vadesi ortalamasında meydana gelen farklılıklar analiz edilebilecek ve nedenleri üzerinde araştırmalar yapılmasına olanak verecektir. Örneğin; 2019 yılında satış vade ortalaması 120 gün olan bir işletmenin takip eden yılda satış vade ortalamasının 130 gün olması satış vadesindeki artışın incelenmesi gerektiğine işaret etmektedir. Aynı biçimde ortalama tahsilât vadesi ortalama satış vadesi ile karşılaştırılarak tahsilât analizi yapılmalıdır. Tahsilâtlarda meydana gelen artışlar alacakların zamanından daha ileri bir tarihte tahsil olduğunu bildirmektedir. Bu artışın sebepleri incelenmeli ve gerekli önlemler alınmalıdır. Bu artışın nedeni müşterilerde meydana gelen finansal olumsuzluklardan meydana geliyor olabilir. Ortalamayı etkileyen müşteriler, müşteri bazında yapılacak tahsilât analizi ile tespit edilerek bu müşteriler için istihbarat incelemeleri yürütülerek ileride oluşması muhtemel olumsuzluklar minimize edilebilir.

Etkin alacak yönetimi için kredi kontrol faaliyetlerinin yürütülmesi önemlidir. Kredi kontrol bölümünün işletme içerisinde faaliyet göstermesi gereken alanlar aşağıda belirtilmiştir.

ÜSTLENİLEN RİSKLERİN DEĞER KAYBETTİREN DEĞİL, KAZANÇ YARATAN NİTELİKTE OLMASI İÇİN FARKINDALIK OLDUKÇA ÖNEMLİ BİR DURUMDUR

İstihbarat Raporu olmayan satışın, getirileri ve götürüleri neler olur?

Müşteri, satış şartlarına uymayı düşünmeyen zayıf karakterli, ticari ahlakı bozuk kimse olabilir. Bu durumda vadeli satışı yapacak olan işletmeler müşterileri hakkında bir araştırma yapmaksızın hareket ederlerse zarar uğramaları kaçınılmaz olacaktır. İşletmeler, müşterilerinin ödemekle yükümlü oldukları tutarları zamanında alabilmek için müşterileriyle güven köprüsü oluştururlar. Bu güven köprüsü çeşitli sebeplere bağlı olarak yıkılabilmekte ve geri dönüşü olmayan kayıplara sebebiyet vermektedir. Bu nedenle vadeli satış yapan işletmeler, müşterileri hakkında belirli bir disiplin içinde bilgi ve görüş sahibi olmalıdırlar. İstihbarat faaliyetlerinin amacı, belirli bir disiplin içinde müşterilerin ödeme gücünü tespit etmek suretiyle yüklendikleri kredi riskini azaltabilmektir.

Alınan / alınması gereken önlemler neler?

Kredi riskiyle baş edebilmenin ilk aşaması fikri hazırlık yapmaktır. Risk unsuru kaçınılması değil, baş edilmesi yani yönetilmesi gereken bir süreçtir. Üstlenilen risklerin değer kaybettiren değil, kazanç yaratan nitelikte olması için farkındalık oldukça önemli bir durumdur. Öngörü oluşturmak için bilgi toplama ve analiz etme aşamalarının çok iyi yürütülmesi, raporlanması ve gerekli aksiyonların zamanında alınması gerekmektedir:

Risk kontrolü sağlanamayan müşterilerin üst yönetime raporlanması ve gerekli aksiyonların alınması (faturaya durdurma, müşteri ile görüşme).

Vadeli satışlarda eğer her müşteri için belirli bir kredi mevcutsa, bu kredi ile yüklenilen kredi riski arasındaki ilişkileri raporlamak. Tahsis edilmiş kredisini aşan müşterileri tespit ederek sürekli izleyici faaliyetlerde bulunmak. Gerekli bölümleri bilgilendirerek önlemler almak.

Aylık risk analizlerinin yapılarak geçmiş aylarla mukayese yapmak ve risklerde (vadeli alacaklarda) meydana gelen artış ve azalışların raporlanması.

Risk farkındalığı yaratacak faaliyetlerde bulunmak. Üst yönetime risk çeşitlemesi hakkında raporlar sunmak. (Satışlarda tüm satışlar aynı sektöre, aynı kanala yapılıyorsa yani tüm yumurtalar aynı sepette ise aksilik halinde hepsinin bir anda kırılması muhtemeldir)

Ekonomik gelişmeleri takip ederek üst yönetime gelecek planları sunmak.

TÜRKİYE BEYAZ EŞYA SEKTÖRÜ ÜRETİMİNİN ÜÇTE İKİLİK KISMINI İHRAÇ EDEREK DIŞ TİCARET FAZLASI VERMEKTEDİR

Beyaz Eşya ve Küçük Ev Aletleri Pazarını ele aldığımızda, sizin açınızdan ortaya çıkan tablo nedir?

Son beş yılda dünyada beyaz eşya sektörü adet bazında yıllık ortalama %1,5 büyürken Türkiye ise bu dönemde ortalama %6 büyüme performansı sergilemiştir. Beyaz eşya üretiminde Türkiye’yi Brezilya, ABD ve Polonya takip etmektedir. Dünya beyaz eşya sektörünün üretim bandı gelişmiş ülkelerden, gelişmekte olan ülkelere doğru kaymaktadır. Bu durum piyasada rekabet ortamını arttırmakta ve ortaya daha kaliteli ürünler çıkartmaktadır. Beyaz eşya sektörü açısından gelişmiş ülkelerdeki büyüme, artan harcanabilir gelir ile yenileme ihtiyacı üzerine gerçekleşirken, yaşam standartları görece daha düşük olan gelişmekte olan ülkelerde büyüme, ilk kez satın almaya yönelik gerçekleşmektedir.  Türkiye’de beyaz eşya sektörü gelişmiş teknolojisi, inovatif yapısı, ihracat geliri ve performansı ile ülkeye sağladığı istihdam desteğiyle ekonominin lokomotif sektörleri arasında yer almaktadır. Türkiye beyaz eşya sektörü üretiminin üçte ikilik kısmını ihraç ederek dış ticaret fazlası vermektedir. Türkiye Beyaz Eşya Sanayicileri Derneği (TÜRKBESD) verilerine göre, yılın ilk sekiz ayında yurt içi beyaz eşya satışlarındaki düşüş devam etmiş ve 12 aylık kümülatif verilere göre ağustos ayında beyaz eşya satışları yıllık bazda %17 daralmıştır. Sektörün ihracatındaki artış sürerek %5,8’e ulaşırken, bu doğrultuda üretim de %0,4 oranında yükselmiştir. Yıl genelinde iç pazarda daralmanın %15 düzeyinde olacağı tahmin edilirken, döviz ve emtia fiyatları nedeniyle 2019 yılında 2018 yılına göre %45-%50 oranında artan maliyetlerin yurt içi piyasada fiyatlara yansıtılamaması sektörü son dönemde zorlamaya devam etmektedir.

TÜRKİYE’DE DE SEKTÖR TÜRK LİRASI BAZINDA BÜYÜMEYE DEVAM EDİYOR, BÜYÜYEN SEKTÖR, ORTALAMA KURLARDAKİ DEĞİŞİKLİKLERE BAĞLI OLARAK DOLAR BAZINDA YÜZDE 8 KÜÇÜLDÜ

Elektrikli ev aletleri sektörü, diğer sektörlerle mukayese edildiğinde pahalı olmayan, satınalma kararı öncesi genel bir değerlendirme ile karar verilebilen, diğer yandan alternatiflerin çoğu zaman gözönünde bulundurulduğu bir sektör olarak değerlendirilebilir. Bu kapsamda marka değerinin 4 temel boyutu (marka farkındalığı, marka çağrışımı, marka bağlılığı ve algılanan kalite) ile fiyat, güvenilirlik ve öngörülen fayda boyutları, ilgili sektörde tüketici satın alma karar sürecinde önemli boyutlar olarak öne çıkmaktadır. Arzum markası hedef pazarlarına bu boyuttan bakarak sürekli iyileştirme politikası ile hareket etmektedir. Arzum, gıda hazırlama, pişirme ve kızartma, içecek hazırlama, temizlik, kişisel bakım ve ütü olmak üzere 6 ürün kategorisinde 250’den fazla ürünüyle yılda 3 milyonu aşan satış gerçekleştiren Arzum’un, 30’a yakın ülkede 10 milyon eve ulaşarak dünya markası olma yolunda ilerlemektedir. Yılık cirosunun %20’si ihracata dayanan firmamızın hedefi ihracat rakamlarını sürdürülebilir biçimde artırmaktır. 

Türkiye’de de sektör Türk lirası bazında büyümeye devam ediyor, büyüyen sektör, ortalama kurlardaki değişikliklere bağlı olarak dolar bazında yüzde 8 küçüldü. Türkiye’de otomatik Türk kahvesi makineleri, şarjlı dik süpürgeler ve kazanlı sistem ütüler en çok büyüyen segmentler oldu.

2019 yılının ilk aylarına da yansırken, bu yıl ilk çeyrekte küçük ev aletleri sektörü geçen senenin aynı dönemine göre şüphesiz küçülecektir.