Yıllardır dile getirdiğimiz gıda maddelerinde KDV’nin sıfırlanması talebimizin, %1 ile karşılık bulması olumludur

72

Aziz Koçal / TÜKODER Genel Başkanı

*KDV bir tüketim vergisi de değimiz dolaylı bir vergidir, tüketicinin aldığı ürünün satış bedeline yansır.

*Enflasyonun yükselmesine ve fiyatların artmasına tek başına KDV etken değildir. Diğer etkenler üzerinde de çalışmalar yapılmalıdır.

*KDV indirimin fiyatlara yansıması için etkin ve etkili denetimlerin yapılması gerekir.

Yıllardır dile getirdiğimiz, özellikle de pandemi süreci ve yılbaşı sonrası gündemde tuttuğumuz, temel gıda maddelerinde katma değer vergisinin (KDV) %0’a, temel ihtiyaçlarda ise %1’e düşürülmesi taleplerimizin gıda maddeleri ile ilgili kısmı karşılık bularak, %1’e düşürülmesi olumlu bir adımdır. Bilindiği üzere KDV dolaylı vergi olarak Tüketim malları üzerinden alınan bir vergidir ve direkt tüketiciden tahsil edilerek alınan ürünün satış maliyetine yansır.

Elbette bu KDV indirimini temel ihtiyaçlar dediğimiz, faturalar dediğimiz, elektrik, doğal gaz, su, iletişim faturaları ve akaryakıtta bekliyoruz.

Gıdada vergi indiriminin satış fiyatlarına yansımış olması önemli, bunun sağlanmasının en önemli yolu ticari ahlak olması ve esnafın bunu fiyatlara yansıtmasıdır. Tabii ki etkin ve etkili denetimler önemli, KDV tüccara sermaye olmamalıdır.

KDV’deki indirim, Enflasyonun düşürülmesi ve gıda fiyatlarından indirim amaçlı yapıldığı açıklanmıştır. Tek başına yeterli olmadığını hepimiz biliyoruz, yüzde yedilik indirim farkı, gıdalardaki maliyet girdilerinin artması ile yakın bir zamanda kapanabilir. KDV indirimi ile gıdanın kalitesi ve besleyiciliğini bozmadan maliyet girdilerinin düşürülmesi için ortak akıl çalışması yapılması gerekir. Gıda imalatçılarının kar marjından, imalat giderlerinin en önemli unsurlarından biri olan hammadde fiyatları, elektrik, doğalgaz gibi maliyet unsurları birlikte değerlendirilerek, Tüketiciye ucuz ekonomik besin değeri yüksek gıda sunulmasının önünün açılmasını sağlayacak politikalar oluşturulması gerekiyor.

Gıda fiyatlarının baş unsuru olan tarımın güçlendirilmesi ve küstürülen çiftçinin tarlaya dönmesinin sağlanması için etkili politikalar oluşturulmalıdır.

Zamların sadece fiyat artışlarından kaynaklanmadığını, Devletin dolaylı vergi olarak diğer adı ile tüketim vergisi dediğimiz tüketim malları üzerine koymuş olduğu vergilerden de kaynaklandığı bilinen bir gerçektir. Bu nedenle zamlar ile başa çıkabilmek için sadece ücret ve maaş artıları yetmemekte, bununla birlikte devletin dolaylı vergilerden de vaz geçmesi gerekiyor.

Tüketim vergilerinin yüksekliği vergide adaletsizliği beraberinde getirmektedir. Vergi adaletinin temel amacı, vergi yükününü bireyler arasında mali güçlerine göre gelire dayalı eşit bir şekilde dağılmasını sağlamaktır.

Bu nedenle Temel ihtiyaç ve gıda tüketimlerinden tüketim vergileri dediğimiz vergilerden vaz geçilerek zamların bir kısmı geri alınabilir, tüketici alım gücüne katkı sağlanabilir ve enflasyonla mücadeleye belki bir katkı olabilir.

Önceki İçerikTÜKDES Genel Başkanı Süleyman BAKAL: “Elektrik zamları herkesi çarptı!”
Sonraki İçerikGıda maddelerindeki KDV indirimi perakende satış fiyatlarına mutlaka yansımalıdır…