Tüketiciler zamlar ile yoksullaştırılma yerine ekonomik tedbirler ile güçlendirilmelidir

106

Aziz Koçal // TÜDEF & TÜKODER Genel Başkanı

 *Okul servis ücretleri artışı pandemi nedeniyle alım gücü düşen tüketiciyi zor durumda bırakacaktır.

* “Kimse eğitim ve öğretim hakkından yoksun bırakılamaz”

Okulların açılması nedeniyle her yıl olduğu gibi birçok ilde öğrenci servis ücretlerine zam yapılmış, İstanbul’da da öğrenci ve personel servislerinde yüzde 11,50 oranında zam teklifi UKOME toplantısında kabul edilmiştir.

İstanbul’da, okul servis taşımacılığı ücret talepleri UKOME tarafından iki kez alt komisyona havale edilmiş, yapılan toplantılarda mutabakata varılamamış ve zam teklifi tekrar OKOME’ye gönderilmişti. Yapılan alt komisyon toplantılarına tüketicileri temsilen Tüketici Dernekleri Federasyonu (TÜDEF) Ve Tüketiciyi Koruma Derneği (TÜKODER) adına katılım sağlayarak, İBB’nin enflasyon oranında artış talebine şerh koyarak Pandemi nedeniyle  enflasyon oranındaki artışın, alım gücü ve hane geliri düşen, yoksullaşan velilerimiz için ödemesi zor bir artış olacağından; 2020/2021 eğitim öğrenim yılı için her hangi bir artış yapılmaması gerektiğini belirtmiştik.

TÜDEF / TÜKODER olarak Muhalefet şerhimizin gerekçesi ile servis esnafının maliyet artışına karşı yapılması gerekenler komisyon üyeleri ile paylaşılmıştır.

Servis ücretlerine yapılan zam enflasyon oranında makul bir artış gibi görünse de pandemi nedeniyle alım gücü düşen yurttaşlarımızı zor durumda bırakacak, yoksulu daha da yoksullaştıracaktır.

Eğitim hakkının anayasal bir hak olması nedeniyle, eğitimde fırsat eşitliğinin de sağlanması için öğrenci Servis hizmetleri Merkezi hükümet ve yerel yönetimler iş birliği ile kamu hizmeti olarak verilmeli, bu hizmet özel servis araçları ile sağlanacak ise de bunun bedelleri de kamu tarafından ödenmelidir.

Alt komisyon toplantılarında da belirttiğimiz üzere;

  1. Yapılan zam oranı ağustos ayı 12 aylık yıllık enflasyon oranında yapıldığı ve makul gibi görünse de;

– Dünyayı ve ülkemizi etkisi altına alan Covit-19 Salgını nedeniyle, hastalığın yayılmasını önleyici tedbirler nedeniyle tüketicinin alım gücü ve hane başına düşen gelir seviyesi düşmüştür. Salgın hastalık tehlikesi halen devam etmekte ve sürecin nasıl devam edeceği konusunda hiçbir bilgimiz olmamakla birlikte yeni önlemler ile tedbirler gelmekte ve gelmeye devam etmektedir.  

– Dünyanın birçok yerinde olduğu gibi taşımacılık hizmetlerinin Kamu hizmeti olarak verilmesi esastır.  Özellikle öğrenci taşımacılık hizmeti, okula gidecek öğrencilerimizin sağlıklı güvenli ve ekonomik bir şekilde okullarına gidiş gelişinin sağlanması eğitime hizmet olarak yerel yönetimlerde sosyal belediyecilik ilkesinin bir parçasıdır. Dolayısı ile belediye imkanları gözden geçirilerek öğrencilerin ekonomik, güvenli bir şekilde okul servisleri hizmetinin belediye hizmeti olarak verilmesi gerekmektedir.

– Plaka tahdidi nedeniyle rekabetin ortadan kalkması da ücretlerin artış talebi önünde tüketici güçsüz kalmaktadır. Servislerde şoförü esas alan liyakate dayalı bir sistem mevcut değildir. Bir kişiye ya da şirketlere ait birden fazla servis araçlarının olması ve bu araçlarda şoförlerin çalıştırılması maliyetleri de yükseltmektedir. Mesleği şoförlük olan kişilere birer araç (plaka) tahsisli bir sistemin olmaması maliyetleri yükseltmekte ve bu da tüketicilere yansımaktadır.

2-Servis esnafının da mağdur olmaması için, girdi maliyetlerindeki artış dikkate alınarak enflasyon oranında yapılan artış oranı yerine başka yöntemler önerilmeli ve hayata geçirilmesi için devlet otoritesi harekete geçirilmelidir.

-Öğrenci servisi araçlarının ana maliyet unsurlarından olan akaryakıtta yedek parça ve servis bakımlarında %18 olan KDV’nin   %1 e düşürülmesi,

-Öğrenci servisleri araçlarından alınan muayene, ruhsat ve benzeri harçlarda indirim uygulanması gibi önlemler ile enflasyon oranındaki artış telafi edilerek servis hizmeti veren esnaflar maliyet girdilerinde rahatlatılmış olacaktır.

3-Eğitim ve öğrenme hakkı Anayasal hak olup aynı zamanda Evrensel tüketici hakkıdır.

-Anayasamızın 42. maddesinde, “Kimse, eğitim ve öğrenim hakkından yoksun bırakılamaz’’ ifadesi yer almaktadır. Pandemi nedeniyle ekonomik gücü düşen velilerimizin servis ücretlerinin pahalılığı nedeniyle çocuklarını eğitime gönderemeyecek duruma düşebilir. Böylesi bir risk göze alınmamalıdır.

-Eğitim hakkı Türkiye’nin de imzaladığı Evrensel tüketici haklarından biridir. Bunu sağlamak Devletin görevlerindendir. Anayasamızın 172. Maddesi de devlete tüketiciyi koruma görevi vermiştir.

O nedenle servis hizmeti de kamu hizmeti olarak verilmelidir.

Sonuç olarak;

Pandemi nedeniyle mağdur olmuş Temel ihtiyaçlarını dahi karşılayamayacak durama gelmiş yoksul yurttaşlarımıza zamlı tarifeli bir servis ücreti yükü getirilmemesi için, verilen zam geri çekilerek, öğrenci servis hizmetleri Merkezi Hükümet ve Yerel Yönetimlerin iş birliği ile kamu hizmeti olarak verilmelidir. Bu hizmet sağlanırken belediyelerin araç imkanları yeterli değil ise, özel servislerden yararlanılmalı ve bu servislerin ücretleri zam yapılmadan önceki tutar ile ödenmeli, servis esnafının maliyet artışları ise; akaryakıtta, yedek parçalarda, bakım onarımda KDV oranlarının %1’e düşürülmesi, harçların sıfırlanması ile tolere edilmelidir.