İstanbul Bilişim iflas etti

113

Nihat Altay // Tüketici Hak Arama Derneği Genel Başkanı

İstanbul Bilişim’in konkordato talebi İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce reddedildi. Mahkeme şirketin iflasına karar verdi.

Tüm ülkenin bildiği üzere İstanbul Bilişim, satın alınan ürünleri göndermediğinden dolayı 50 binden fazla tüketiciyi mağdur etti. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı da şirketten aldıkları ürünleri alamayan binlerce kişinin şikâyetini tek dosyada birleştirerek sorumluluklar hakkında 12 yıldan 40 yıla kadar hapis talep ederek dava açtı. Sadece dolandırıcılık mı? Konuyla alakalı paravan şirketler, yağma, TRT’yi dolandırma gibi pek çok dava süreci olduğunu görüyoruz.

İşin ilginç yanı sulh ceza hakimlikleri şirketin sitesini, ‘koruma tedbiri gereği’ aylar önce erişime kapattı. Şirket sahipleri bu kez istanbulbilisim.net isimli adres üzerinden satış yaptı. Yapılan şikâyet üzerine bu site de kapatıldı. Son olarak açılan istanbul-bilisim.com için de 1 hafta önce erişim engeli talep edildi. Yapılan başvurunun sonucu bekleniyor. Bu siteleri tekrar tekrar açan kişiler hakkında neden zamanında dolandırıcılıktan işlem yapılmadı, anlamış değilim. İlla son 2 yıl içeresinde 50 binden fazla kişinin 150 milyon parasının uçması mı gerekliydi? Borcunu ödeyemediğinden dolayı taahhüt imzalayan ve işleri iyi gitmediğinden dolayı taahhüde sadık kalamayan gariban esnafı yakaladığı yerde 3 ay hapis yatıran kanunlar bu dolandırıcılara neden işlemedi?

Tüketiciler, satın aldıkları cep telefonu, televizyon, bilgisayarın ücretlerini ödeyerek şirketten ürün beklerken iflas haberi ile şok yaşadılar. Açık konuşmak gerekirse iflas etmeden önce de ürünlerin gönderileceği veya ödenen ücretlerin iade edileceği yoktu. Sadece zaman kazanmaya çalışıldı. Şirketin iflasını başarıymış gibi sunan bazı Sivil Toplum Kuruluşlarının iyi niyet söylemlerine itibar edilmemesi gerekiyor. Çünkü bu durumda Tüketici Hakem Heyetlerinden çıkan kararların önemi yoktur. Kararları icraya vererek olmayan varlıktan ne talep edilebilir ki! Kısaca İstanbul Bilişim’e ödenen ücretleri kimse geri alamaz, alamayacak.

Sonuç olarak bu kadar mağdurun parasının uçmasının suçlusu, 2002’den beri faaliyet gösteren ve güven sağlayıp sonrasında dolandırıcılığa soyunan şirkete, zamanında dur demeyen yetkililerdir.!