Bakırköy’de bir pazartesi günü…

307

Levent Küçük // Tüketiciler Derneği (TÜDER) Genel Başkanı

Dört gün süren (sınırlı) sokağa çıkma yasağı sonrası, kişisel ve aile ihtiyaçlarımızla ilgili alışveriş yapmak üzere bugün sokağa çıktım. Yerleşim yerimizin Bakırköy olması ve genelde Bakırköy Merkez’indeki işyerlerlerinden alışveriş yapıyor olmam nedeniyle, bugünkü Bakırköy izlenimlerimi sizlerle paylaşmak istiyorum.
-Uzun günler sonra ilk kez İstanbul Caddesi’nde araç trafiği gördüm. Araç azlığı sona ererken, hem insanlar, hem de araçlar sokağa çıkmıştı. Bunda, Pazartesi gününün haftanın ilk resmi iş günü olması ve dört günlük sınırlı sokağa çıkma yasağı sonrası insanların ihtiyaçlarını giderme eğiliminde olmalarının etkili olduğunu düşünüyorum.
-Sokakta karşılaştığım insanlar genelde maskeli idi, insanların yüzlerinde önceki günlere nazaran bir umut, bir iyimserlik havası gözlemledim.
-Banka giriş kapılarında ve banka atm cihazları önlerinde kuyruklar vardı. Müşteriler banka içerisine sıra ile alınıyordu. Hatta bir kamu bankası atm cihazı önünde sıra yüzünden karşılıklı seslerin yükseldiğine tanıklık ettim.
-Eczaneler, marketler, manav, fırın ve kasaplar, yine yoğunluğun olduğu yerlerdi. Bitkisel ürün, baharat vb ürünler satan işyerlerinde, önceki günlerdeki yoğunlukları göremedim. Eczacılar, yine büyük bir özveri ile çalışıyorlar. Eczane, fırın ve marketlere girişte, sıra ve sosyal mesafe kurallarına uyulması dikkatimi çekti.
-Manavlarda sebze ve meyve fiyatları maalesef yine çok yüksek. Misal verecek olursak; nane, maydanoz ve rokanın bir demeti 2.-TL, iyi kalite sulu portakal 12.-TL, ithal muz 17.-TL, sarımsak fiyatı ise bir kilo et fiyatını geçmiş vaziyette. Koronavirüs fırsatçıları, sebze ve meyve fiyatlarını gerçekten uçurdu.
-Bazı işyerlerinde devam eden tadilatlar gözüme çarparken, önceden bildiğimiz bazı işyerlerinin kapandığını, camlarına kiralık ilanları asıldığını gördüm. Yeni inşaatlarda ise, işçi ve ustalar çalışmaya devam ediyordu.
-Bakırköy merkezde dolaşırken, cadde ve sokaklarını Bodrum, Antalya, Çeşme gibi yazlık tatil yörelerinde mevsim öncesi çoğunluğu kapalı olan, sınırlı sayıda işyerinin açık olduğu ve tadilatların devam ettiği bir yazlık tatil yöresine benzettim. Boş sokaklar, insan arıyor gibiydiler.
-Koronavirüsle mücadelede, doktorlarımız ve sağlık çalışanlarımızın çok büyük özverileri başta olmak üzere, ülke olarak devlet olarak büyük bir mücadele örneği vermekteyiz. Gelecek güzel günlere hep birlikte erişmek istiyoruz. Bu nedenle, tedbiri elden bırakmadan, rehavete kapılmadan, her birimiz kurallara uymaya mutlaka devam etmeliyiz. Unutmayalım “Su uyur, koronavirüs uyumaz”
NUR YERLİTAŞ’A RAHMET OLSUN…
Bugün Bakırköy sokaklarında dolaşırken, vergi müfettişliği görevim nedeniyle yıllar önce kendisi ile tanışma fırsatı bulduğum, Sibel Can Gecelerinde uzatılan mikrofona, Orhan Gencebay’ın “Severek ayrılalım” şarkısını içtenlikle okuyan Modacı Nur Yerlitaş’ın vefat haberini aldım. Allah rahmet eylesin, mekanı cennet olsun. Allah herkese sevilerek uğurlanmayı nasip etsin. Ailesinin ve tüm sevenlerinin acılarını yürekten paylaşıyorum.
Saygı ve sevgilerimle… 27.04.2020