Yurt dışından dolandırıcılık amacıyla gönderilen e-postalara dikkat

42

Yurt dışından, “iş teklifi”, “yeşil kart”, “para dağıtımı”, “yakınınızdan miras kaldı” ve “hesabınıza para yattı” gibi ifadelerin yer aldığı farklı maillerle yapılan dolandırıcılık girişiminde artış yaşanıyor.

Uğur Aslanhan   |18.09.2021

stanbul

Tüketici dernekleri ve siber güvenlik uzmanları, son dönemde yurt dışından dolandırıcılık amaçlı gönderilen e-postalara dikkati çekerek, vatandaşları mağdur olmaması konusunda uyarıyor.

Son dönemde yurt dışından dolandırıcılık amaçlı gönderilen e-postalarda artış yaşanıyor. Söz konusu maillerde dünyanın önde gelen ülkelerinde iş vaadi sunularak, başvuru için linke tıklanılması isteniyor.

Çok farklı vaatlerin sunulduğu e-postalarda, ABD’de kalıcı oturma ve çalışma imkanı sağlayan “yeşil kart” (Green Card) için başvurulabileceği belirtiliyor.

Dolandırıcıların gönderdiği e-postalarda yer alan konular arasında bazı uluslararası vakıfların para dağıttığı, e-postanın gönderildiği adresin sahibinin de bu şanslı kişiler arasında yer aldığı belirtiliyor. E-postada resmi duyuru süsü verilmiş ekler de yer alıyor.

Vatandaşlara gönderilen e-postalardaki konulardan birisi de “hesabınıza para yattı” şeklinde. Başka bir yöntemde de gönderici, kendi hesabında para olduğunu, ancak bunu çekmek için biraz paraya ihtiyaç duyduğunu, bankadaki parayı çekince yardımcı olana çok büyük meblağlar vereceğini belirtiyor.

Dolandırıcılar, kullanıcılara yurt dışındaki bir yakınında miras kaldığına, hastalık halinde olan ve çok kısa ömrü kaldığını belirten kişinin yüklü mirasını bağışlamak istediğine dair de e-postalar gönderiyor.

Öte yandan, siber saldırganların kullanıcıları “yüksek kazanç sağlayan yatırım” vaadiyle dolandırma girişiminde bulunduğu görülüyor.

Tüm yöntemlerde verilen vaatlerden sonra kullanıcıya e-postadaki linke tıklanılması veya para gönderilmesi isteniyor. Siber saldırganlar, linke tıklandığında kullanıcıya ait kimlik ve banka hesabı bilgilerini ele geçirmeye çalışıyor.

“Linke tıklamayın, para ve kimlik bilgisi paylaşmayın”

Tüketiciler Derneği Genel Başkanı Levent Küçük, AA muhabirine konuya ilişkin yaptığı açıklamada, son günlerde yurt dışından dolandırıcılık amaçlı e-postalarda hızlı artışın yaşandığını belirterek, “Salgınla birlikte artan internet kullanımını ve insanların evde kalmasını fırsat bilen siber saldırganlar harekete geçmiş durumda.” diye konuştu.

Dolandırıcıların bağış, miras ve yüksek kazanç getirisi gibi vaatlerle vatandaşları cezbetmek istediğini dile getiren Küçük, şu açıklamalarda bulundu:

“Bu yolla kimlik avcılığı dolandırıcılığı yapılmak istenmekte, özellikle banka bilgilerinin ele geçirilmesi hedeflenmektedir. Sonraki aşamalarda, işlemlerin sonuçlanması için bir miktar paranın gönderilmesi istenebilmekte, kişiler dolandırılabilmektedir. Vatandaşlarımızı, tüketicilerimizi bu tür e-posta mesajlarına karşı dikkatli olmaya davet ediyoruz. Bu tür içerikler taşıyan gereksiz e-posta mesajlarına itibar edilmemesini, linklere tıklanılmamasını, para transferi yapılmamasını ve kişisel bilgiler ile özellikle banka bilgilerinin kesinlikle gönderilmemesini öneriyoruz.”

“Türkiye’deki kullanıcılar siber saldırganların odağında”

Bilişim Teknolojileri ve Siber Güvenlik Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Yavuz Sultan Selim Yüksel ise son günlerde sosyal medya üzerinden de benzeri dolandırıcılık girişimlerinin fazlasıyla arttığını söyledi.

Yüksel, Türkiye’nin “oltalama” ismi verilen dolandırıcılık yöntemi konusunda siber saldırganların odağında olduğunu kaydederek, şu bilgileri verdi:

“Kullanıcıyı yanıltmak için ciddi kurumlar ve hukuk büroları taklit edilerek tüketici yanıltılıyor. Ciddi bir kurumdan geliyormuş süsü verilen e-postalardaki linklerle kişilerin bilgileri ele geçirilmeye çalışılıyor. Son dönemde gelen e-postalardan bir tanesi de, ‘Merhabalar, sizi çok sevdiğim için bilgi vermek istedim. Hakkınızda istismarla ilgili yazılar çıkmış. Ben sizin bir dostunuzum. Size yardımcı olmak istiyorum. Linkten yazıları görebilirsiniz’ şeklinde.”

“Sosyal medya ve banka hesapları için farklı farklı şifreler kullanılmalı”

Yüksel, salgın döneminde dijitalleşmeyle birlikte siber saldırıların da arttığını kaydederek, ancak siber güvenlik konusundaki bilgi seviyesinin aynı düzeyde artmadığını anlattı.

Siber güvenlik noktasında bilgi sahibi olunması gerektiğini vurgulayan Yüksel, “Mutlaka gelen e-postanın kaynağından emin olunması gerekiyor. Ayrıca sosyal medya ve banka hesaplarının hepsi için ayrı ayrı şifre belirlenmeli. Herhangi bir siteden bilgilerin çalınması ve şifrelerin ele geçirilmesi durumunda tüm hesaplara ulaşılması bu yolla engellenmeli.” diye konuştu.

Önceki İçerikÖğrenciler kayıtlarını donduruyor
Sonraki İçerikAkın Gürkan: ”Konut mağduriyetlerinin önüne geçilmesi için bakanlık düzeyinde önlemler alınması gerekiyor”