Banka borçları da, yapılandırılmalı…

116

Tüketicilerin banka borçlarını değerlendiren Tüketici Birliği Federasyonu (TBF) Genel Başkanı Mehmet Bülent Deniz; “banka borçlarının yapılandırılması zorunlu hale gelmiştir.” dedi.

Tüketici Birliği Federasyonu (TBF) Genel Başkanı Mehmet Bülent Deniz konuyla ilgili şu açıklamayı yapmıştır:

​Geçtiğimiz günlerde TBMM’de görüşülmekte olan torba yasa tasarısının Bütçe ve Plan Komisyonu görüşmelerinde, kamu borçlarının faiz indirimi ve uzun taksitler ile yapılandırılması maddesinin tasarıya eklenmesi kabul edilmiştir. Geçtiğimiz yıllarda örneğini sıklıkla gördüğümüz yapılandırma, bu kez de pandemi döneminin ekonomide oluşturduğu hasar nedeniyle yeniden yürürlüğe konmaktadır.

​Tüketicinin bankalar olan kredi ve kredi kartı borçluluğu da, yapılandırmayı gerektirecek nitelikte yüksek olup ödenemez noktaya hızla gitmektedir. Pandemi döneminin başında yapılan düzenleme ile bankalara olan borçlar için öngörülen 90 günlük takip süresi, 180 güne çıkarılmış ve bu nedenle takibe alınan bireysel kredi ve kredi kartı borçlu sayısında azalma kaydedilmiştir. Ancak (örneğin 2020/Ocak-Ağustos dönemi) takibe düşen borçlu sayısı, önceki döneme göre yüzde 54 azalmış görünmekle birlikte tüketicinin banka borç çilesi henüz istatistiklere yansımamış bulunmaktadır.

​Özellikle pandemide ikinci ve ağır döneme girilen bu dönemde alınması zorunlu olan yaşamı kısıtlayıcı önlemler nedeniyle ekonomideki yavaşlama ve kaotik durumun ağırlaşarak devam edeceği görülmektedir. Böyle bir süreçte 2020/Mart ayından bu yana yaşamını zorlukla sürdüren ve bu nedenle borçlanmak zorunda olan milyonlarca kişi, kış mevsimi arefesinde, banka borçları nedeniyle takibe alınma tehdidiyle karşı karşıya bulunmaktadır. Nitekim bu konudaki tehlikenin farkında olan kimi bankaların geçtiğimiz günlerde faiz indirimi ve borçların yeniden yapılandırılmasına yönelik adım attıkları da bilinmektedir.

​Ancak bankacılık sektörünün kamu ve özel şirketlerden oluşması, bankaların alacaklarına ilişkin yaklaşımlarının birbirlerinden farklılık göstermektedir. 

En önemlisi banka inisiyatifiyle yapılandırma masasına oturan tüketicinin, masadan vadesi uzatılmış, ama faiz yükü artmış banka borcu ile kalkacağı açıktır.

​Bu nedenle kamu alacaklarında olduğu gibi kamu/özel banka ayrımı olmaksızın tüm bankalara olan bireysel kredi ve kredi kart borçlarının; “yasal takibe düşmüş olması, gecikmiş olması veya zamanında ödeniyor olması” gibi kıstaslardan bağımsız olarak, talep eden her tüketici için yapılandırılması olanağı getirilmelidir. Bu yapılandırmanın,borcun artarak ötelenmesi olmamasını sağlamak adına, kamu alacaklarının yapılandırılmasında uygulanacak olan faiz oranında ve taksit olanakları getirilmelidir.

​Bankalara olan borçların her banka ve dileyen her tüketici için adil koşullarda yapılandırılması ile ekonomideki olumsuzluğun derinleşmesi ile mücadelede önemli bir adım atılacak, pandemi sonrasına kadar ekonominin devamlılığın sağlanmasına önemli bir katkı yapılmış olacaktır.