Bosch’un global endüstri 4.0 satışları yüzde 25 arttı

146
  • Akıllı üretim: Ağa bağlı çözümler, üretimde şeffaflık ve esnekliğin yanı sıra güvenilir çalışma sağlıyor.
  • Ölçülebilir fayda: Endüstri 4.0 proje uygulamaları, tek bir fabrikadaki verimliliği yüzde 25’e kadar artırıyor.
  • Güçlü talep: Bosch, Endüstri 4.0 çözümleriyle ilgili global satış gelirini, 2019’da 750 milyon Euro’ya yükseltti.
  • Rolf Najork: “Bağlanabilirlik, rekabetçi olmayı sürdürmek isteyen şirketler için esastır. Endüstri 4.0 uygulamaları müthiş bir potansiyel sunuyor.”

Krizler, zayıflıkları ortaya çıkarır. Koronavirüs pandemisi ise ‘ağa bağlı’ üretim ve lojistiğin değerini gösterdi. Her makinenin kullanımı ve durumu gerçek zamanlı olarak takip edilebilir olduğu için, Nesnelerin İnterneti (IoT) imalatçı şirketlerin kesintilere öncesine göre daha esnek tepki göstermesine yardımcı oluyor ve tedarik zincirinde şeffaflık sağlıyor. Endüstriyel Teknolojiden sorumlu Bosch Yönetim Kurulu üyesi Rolf Najork, “Özellikle mevcut kriz gibi istisnai durumlarda, bağlanabilirlik, şirketleri daha az savunmasız hale getiriyor ve gemiyi dengede tutmalarına yardımcı oluyor” dedi. Örneğin, enfeksiyon riskinin fiziksel yakınlığı zorlaştırdığı durumlarda, vardiya değişimi dijital olarak yapılabilir. Dijitalleşme, sahada bir teknisyen ihtiyacı olmaksızın sistemlerin ve makinelerin uzaktan görüntülenmesini ve bakımını sağlar. Akıllı yazılım, herhangi bir yerden malları ve teslimatları izleyebilir ve ikmali sağlayabilir. Endüstri 4.0 sayesinde bunların hepsi mümkün. Ağa bağlı çözümler, üretim ve lojistiği daha basit, daha verimli, daha esnek ve aynı zamanda daha sağlam hale getirmeye yardımcı olur.

Nesnelerin İnterneti alanında öncü bir şirket olan Bosch, 2012 yılında hem kendi tesislerinde hem de müşterilerine ait tesislerde üretim ve lojistiğe bağlanabilirlik eklemeye başladı. 2019 yılına gelindiğinde şirket, bir önceki yıla göre yüzde 25’lik artışla üretim ve lojistik için geliştirdiği  ağa bağlı çözümlerle 750 milyon Euro’dan fazla satış gerçekleştirdi.

Endüstri 4.0 proje uygulamaları , fabrika verimliliğini artırıyor

Geleceğin fabrikasında, sabit olan tek şey; zeminler, duvarlar ve tavanlar.  Geleceğin fabrikası, pahalı iyileştirmelere gerek kalmadan binlerce farklı ürün ve varyantı, bir parti büyüklüğüne kadar üretebilen bir üretim yapısı vizyonunu rehber edinerek kendisini sürekli olarak yeniden keşfedebilmeli. Bu nedenle bağlanabilirliğe kendini adayan Bosch, bu alanda yapılan projelerle ilerleme sağlıyor ve ölçülebilir fayda elde ediyor. Endüstri 4.0 çözümleriyle, bireysel lokasyonlarda üretkenliği yüzde 25’e kadar artırmak mümkün hale geliyor.

Najork, “Bağlanabilirlik, rekabetçi olmayı sürdürmek isteyen şirketler için esastır. Endüstri 4.0 muazzam potansiyel sunan tarihi bir fırsat. Yalnızca fabrikanın verimliliğini iyileştirmekle kalmıyor, aynı zamanda şirketlerin değişikliklere hızlı ve uygun şekilde yanıt vermelerini sağlıyoruz” diyor.

Bosch örneğini ele alırsak, otomotiv endüstrisinin  yaşadığı dönüşüm, güç aktarma çözümleri iş bölümü için uyum sağlama konusunda ve maliyetler üzerinde baskı anlamına geliyor. Tam olarak bu nedenle, bölüm önümüzdeki birkaç yıl içinde kapsamlı bir şekilde dijitalleşme ve  bağlanabilirlik için üretim faaliyetlerine 500 milyon Euro yatırım yapacak. 2025 yılına kadar beklenen tasarruf ise tahminen iki kat daha yüksek olacak. Ayrıca yapay zeka (AI) kullanımının bu tasarrufu daha da arttırması bekleniyor. Burada makinelerin kestirimci bakımı, kalite güvencesi ve üretim süreçlerinin iyileştirilmesi için AI çözümlerine odaklanılıyor. Örneğin AI, detaylı üretim programlama, zamandan ve masraflardan tasarruf için Reutlingen’deki Bosch yonga plakası üretim tesisi gibi, 500’den fazla üretim adımı içeren son derece karmaşık yarı iletken fabrikalarında kullanılıyor.

Bireysel projelerden büyük ölçekli uygulamalara kadar…

Endüstri derneği Bitkom tarafından yapılan son araştırmaya göre, Almanya’da 100’den fazla çalışanı olan 10 sanayi şirketinden 6’sı halihazırda Endüstri 4.0 uygulamalarını kullanıyor. Ancak bu uygulamaların çoğu  sadece kısmi Endüstri 4.0 çalışmalarından oluşuyor. Alman Makine ve Techizat Üreticileri Birliği-VDMA, ülkenin mevcut makine aksamının yüzde 80’inin henüz dijitalleştirilmediğini tahmin ediyor. Najork, “ Üretimde düzenleme ve ince ayar yapabileceğimiz daha pek çok nokta var. Şimdi görevimiz, Endüstri 4.0’ı imalat sektörünün tüm bölümlerinde norm haline getirmektir” dedi. Şirketler için Endüstri 4.0’ı uygulamanın önündeki en büyük engel, bunun gerektirdiği büyük sermaye miktarlarıdır (Bitkom, 2020). Ayrıca makine aksamının yapısı, iletişim teknolojisi ve sensör sistemleriyle de iyileştirilebilir. Bunu yapmak, endüstriyel alanda nesnelerin internetinin kapısını açar. Erbach-Almanya’daki Bosch Rextroth tesisi, büyük ölçekli makine hatlarına yapılan küçük yatırımların bile nasıl faydalı olabileceğini gösteren bir örnek. Bu hatları sensör ve ışık bariyerleriyle donatmak için toplam 25.000 Euro harcandı ve şimdi yılda yaklaşık 200.000 Euro tasarruf sağlanıyor.

Ağa bağlı çözümlerle ekonomik ve ekolojik unsurları dengeleme

Önde gelen bir IoT şirketi olarak Bosch, Endüstri 4.0’ı şekillendirmek için gerekli temel yetkinliklerin tümüne sahiptir. Portföyü arasında bakım, izleme ve lojistik için yazılım paketleri, üretim ve nakliye için robotik sistemler, mevcut makineler için iyileştirme çözümleri ve makine operatörleri için destek sistemleri bulunuyor. Şimdi ise Bosch, üçüncü şahıs uygulamalarına açık, yazılım tabanlı, 5G özellikli bir kontrol teknolojisi olan “ctrlX Otomasyon”u piyasaya sürüyor. Bu, fabrikalardaki münferit çözümlere son veriyor. 30’dan fazla veri protokolüne sahip yeni Bosch Rexroth otomasyon platformu, geleceğin fabrikasının kontrol merkezi olacak. Gelişmiş Nexeed Endüstriyel Uygulama Sistemiyle Bosch Ağa Bağlı Endüstri iş birimi, üretim ve lojistik için bir ‘uygulama mağazasından’ fazlasını sunuyor. Çeşitli yazılım uygulamaları  ihtiyaç oldukça sipariş edilebilir, kullanılabilir ve bir diğeriyle birleştirilebilir. Tüm makine verilerinin açık ve standart bir biçimde mevcut olması  fabrikada daha fazla şeffaflık ve verimlilik sağlar. Ekonomik ve ekolojik  etkenlerin nasıl uyumlu hale getirileceğinin en iyi örneği, Bosch Enerji Platformudur. Sisteme bir makine bağlandıktan sonra, güç tüketimi izlenebilir, analiz ve kontrol edilebilir. Böylece daha ekonomik, daha az enerji gerektiren ve daha az CO2 yayan fabrikalar ortaya çıkar. Bağlanabilirlik, üretimi “iklim nötr” hale getirmede önemli bir rol oynayacaktır.

Diğer bilgiler:

Manufacture #LikeABosch – IoT olasılık sınırlarını genişletiyor

Bosch, geleceğin fabrikasını geliştiriyor. Şirket, bu çabasında Endüstri 4.0’a güveniyor. Bosch, ürünleri şirket içinde test edip doğruladığında, bunları diğer şirketlerin kullanımına sunuyor. Portföy, üretim ve lojistik için yazılım paketlerinden, parça üreten ve teslim eden robotlara, iş yeri destek sistemlerine kadar uzanmaktadır. Bu gelişim çalışmasında Bosch, bazı ilkeleri kendine rehber edinmiştir: Ürünlerin ve çözümlerin her göreve hızlıca uyum sağlayabilir olmaları gerekmektedir. Kullanımı kolaydır, üçüncü taraf uygulamalara açık ve bunlarla uyumludur, verimli ve ekonomik bir şekilde çalışır. Manufacture #LikeABosch, iş başarısı, teknolojik esneklik, ekolojik sürdürülebilirlik ve akıllı bağlanabilirlik anlamına gelir. Tanıtım kampanyası Bosch’un fabrikaları Endüstri 4.0 için nasıl uygun hale getirdiğini alışılmamış bir şekilde anlatıyor.

Bosch hakkında

Bosch Grubu, dünyanın önde gelen teknoloji ve servis tedarikçilerinden biridir ve dünya genelinde yaklaşık 400.000 çalışana sahiptir. Şirket, 2019 yılında 77,7 milyar Euro’luk satış gerçekleştirmiştir. Bosch’un faaliyetleri dört sektöre ayrılmaktadır: Mobilite Çözümleri, Sanayi Teknolojileri, Dayanıklı Tüketim Malları ve Enerji ve Bina Teknolojisi. Dünyanın önde gelen IoT şirketlerinden biri olarak Bosch; akıllı evler, akıllı şehirler, ağa bağlı mobilite ve endüstri için yenilikçi çözümler sunmaktadır. Şirket; sensör teknolojisi, yazılım ve hizmet alanlarındaki tecrübesi ve kendi IoT bulutunu kullanarak müşterilerine; ağa bağlı, farklı alanları bir arada bulunduran ve tek bir kaynaktan elde edilen çözümler sunabiliyor. Bosch Grubu’nun stratejik hedefi, ağa bağlı yaşam için inovasyonlar sağlamaktır. Bosch, yenilikçi olan ve büyük bir ilgi gören ürünler ve servislerle dünya genelinde yaşam kalitesini iyileştirmektedir. Kısacası Bosch, “Yaşam için teknoloji” oluşturmaktadır. Bosch Grubu, Robert Bosch GmbH ve 60 ülkedeki 440 bağlı kuruluşu ve bölge şirketinden oluşmaktadır. Satış ve servis ortakları dahil edildiğinde, Bosch’un küresel üretim, mühendislik ve satış ağı neredeyse dünyadaki tüm ülkeleri kapsamaktadır. Şirketin gelecekteki büyümesinin temeli, yenilikçi gücüdür. Bosch, dünya genelinde yaklaşık 125 lokasyonda araştırma ve geliştirme alanında yaklaşık 72.600 çalışana sahiptir.

Şirket, “Hassas Makine ve Elektrik Mühendisliği Atölyesi” olarak 1886 yılında Robert Bosch (1861-1942) tarafından Stuttgart’ta kurulmuştur. Robert Bosch GmbH’nin özel sahiplik yapısı, şirketin uzun vadede planlama yapmasını ve geleceğini koruma üzere önemli yatırımları yapmasını mümkün kılarak Bosch Grubu’nun girişimci özgürlüğünü garanti eder. Robert Bosch GmbH’nin yüzde 92 hissesi, bir vakıf olan Robert Bosch Stiftung GmbH’ye aittir. Oy haklarının büyük bir çoğunluğu, bir endüstriyel tröst olan Robert Bosch Industrietreuhand KG’de bulunmaktadır. Girişimci sahiplik görevleri, tröst tarafından yürütülmektedir. Geri kalan hisseler, Bosch ailesine ve Robert Bosch GmbH’ye aittir.

Daha fazla bilgi için www.bosch.com, www.iot.bosch.com, www.bosch-press.com, www.twitter.com/BoschPresse adreslerini ziyaret ediniz.